Çocukluk çağı lösemisinin belirtileri ve tedavi seçenekleri anlatıldı

Çocukluk çağı lösemisinin belirtileri ve tedavi seçenekleri anlatıldı

Çocukluk çağında en sık görülen kanser türü olan lösemiye ilişkin bilgiler paylaşıldı. Halk arasında kan kanseri olarak bilinen lösemi, kemik iliğinde kan üreten hücrelerin, özellikle beyaz kan hücrelerinin, kontrolsüz ve anormal biçimde çoğalmasıyla ortaya çıkıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) GLOBOCAN 2022 verilerine göre, dünya genelinde 0–14 yaş grubunda 64.566 yeni lösemi vakası tahmin edildi. Bu rakam, söz konusu yaş grubundaki tüm kanserlerin yaklaşık üçte birine, yani %31,9’una karşılık geliyor. Türkiye’de de lösemiler çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

Özellikle akut türlerde hızlı ilerleyebilen hastalığın belirtileri arasında kansızlığa bağlı solukluk, halsizlik, çabuk yorulma ve çarpıntı yer alıyor. Sık hastalanma, tekrarlayan enfeksiyonlar, nedeni açıklanamayan ya da uzayan ateş de bu listede bulunuyor. Burun ve diş eti kanamaları, ciltte sık morarma, kesiklerde kanamanın zor durması, karında şişlik veya dolgunluk hissi, boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde lenf bezi büyümesi, kemik ve eklem ağrıları ile hareket kısıtlılığı da öne çıkan bulgular. Bu belirtilerin birçoğu başka hastalıklardan kaynaklanabiliyor ve tek başına lösemi tanısı koydurmuyor. Yine de bulguların hekim tarafından değerlendirilmesi, olası nedenin saptanması ve tedavinin düzenlenmesi açısından önem taşıyor.

Genel çocuk nüfusunda rutin olarak önerilen bir kan testi ya da tarama programı bulunmuyor. Belirtisi olmayan çocuklarda nüfusa dayalı lösemi taramasını destekleyecek yeterli bilimsel kanıt da yok. Tanı süreci, belirti ve bulguların fark edilmesiyle başlıyor. Hekim çocuğun öyküsünü ve muayene bulgularını değerlendiriyor, gerekli gördüğünde tam kan sayımı ve diğer laboratuvar tetkiklerini istiyor. Tanının kesinleşmesi için ileri incelemeler yapılabiliyor, gerektiğinde kemik iliği değerlendirmesine başvuruluyor.

Tedavi, hastalığın türüne, hücrelerin genetik özelliklerine, çocuğun yaşına, genel sağlık durumuna ve tedaviye yanıtına göre uzman hekimlerce kişiye özel planlanıyor. Başta kemoterapi olmak üzere hedefe yönelik tedaviler, immünoterapi ve hematopoietik kök hücre nakli kullanılabiliyor. Tanı yöntemleri, hastalığa özgü tedaviler ve destekleyici bakımdaki gelişmeler tedavi başarısını artırdı. Bazı lösemi türlerinde hastaların %80–90’ında uzun süreli hastalıksız dönem sağlanabiliyor. Tedavi sonrasında da hastalığın tekrarlama olasılığı ve geç dönem etkileri düzenli takiple izleniyor.

Çocukluk çağı lösemilerinin kesin nedeni çoğu vakada belirlenemediği için tüm vakaları önleyen kanıtlanmış bir yöntem yok. Buna karşın benzen gibi kanserojen kimyasallardan uzak durulması, iyonlaştırıcı radyasyonun yalnızca gerekli tıbbi durumlarda ve uygun güvenlik önlemleriyle kullanılması ve tütün dumanına maruziyetin önlenmesi genel sağlık açısından önemli sayılıyor. Belirli genetik hastalıklar ya da kalıtsal yatkınlıklar lösemi riskini artırabiliyor. Ebeveynlerin, bakım verenlerin ve sağlık çalışanlarının bilgilendirilmesinin ise tanı sürecindeki gecikmelerin önlenmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir